Erkan Baş: İttifakımız desteklerse Kılıçdaroğlu açık ara farkla kazanır

Türkiye İşçi Partisi Genel Başkanı Erkan Baş, 14 Mayıs’ta yapılacak seçimlerde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın karşısına tek adayla çıkılması gerektiğini ve ilk turda seçimin kazanılması gerektiğini söyledi. Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu’na bir yıpratma politikası uygulandığını söyleyen Baş, Emek ve Özgürlük İttifakı’nın da desteklemesi durumunda Kılıçdaroğlu’nun açık ara farkla seçimi kazanacağını ifade etti.

‘KAZANACAK ADAY VURGUSUNU DOĞRU BULMUYORUM’

Cumhuriyet’ten İklim Öngel’e konuşan Baş’ın röportajından bir bölüm şöyle:

Kemal Kılıçdaroğlu’nun adaylığını nasıl karşıladınız?

Memlekete de ittifaka da hayırlı olsun. En kuvvetli adaylardan biri olarak ismi öne çıkıyordu. Bir yıpratma politikası uygulandığı açık.

‘Kazanacak aday’ vurgusu açısından mı diyorsunuz?

Kazanacak aday vurgusunu hiç doğru bulmuyorum. Siyasette böyle bir şey olmaz. Siyaset iddia işi. Kemal beyin kimliğiyle ilgili tartışmalar yapılıyorsa bunu hiç doğru bulmuyorum. ‘Bir Alevi Türkiye’de Cumhurbaşkanı olamaz’ kabul edilebilir bir yaklaşım değil.

Kemal beyin adaylığını destekleyecek misiniz?

Başından beri bir eğilimimiz var. Bu da, ortak adayla bu işi bitirmek. Yurttaş buluşmalarında temel sorumuz şuydu: ‘Dünya tarihinin belki de en kötü iktidarlarından biri, 20 yıldır kazanıyorsa muhalefet bir yerde eksik yapıyor. Bunları tespit edelim ve bunları bir daha yapmayalım’ Bu soruya yanıt arıyorduk. 2018 cumhurbaşkanlığı seçiminde şöyle düşünülmüştü; ilk turda ne kadar çok aday çıkarsa o kadar iyi olur, böylece seçim ikinci tura kalır. İkinci turda da ilk turda en yüksek oy alan muhalefet adayında birleşilir ve seçimi kazanırız. Fakat hesap etmediğimiz bir şey oydu, sahaya çıktığımızda muhalefetin tüm adayları için söylüyorum, Demirtaş istisna, o cezaevindeydi. Birbirlerinden oy almaya odaklandı. Bunun sonucunda Erdoğan kazandı. O zaman şunu yapmalıyız. ‘İkinci turda da oy verebileceğimiz adaya ilk turda oyu verelim, bitirelim bu işi’. Farklılıklarımızı değil ortaklıklarımızı öne çıkartalım. Bunun etrafında ilk turda tek adayla yüzde 60’lara varan yüzde 70’leri hedefleyen bir ağır yenilgiyi Erdoğan’a yaşatabiliriz. Buradaki tek koşul şu: muhalefetin herhangi bir unsurunun dayatmacı, diğerlerine kapalı olmaması gerekir. Hepimiz adına bir süreç yönetilecekse en azından bir açık kapı politikası izlemek, tartışmak, konuşmak lazım. Bu yapıldığında ortak akıl genişletilebilir.

‘AÇIK ARA İLE KAZANIRIZ’

İttifakınız desteklerse sonuç ne olur?

Açık ara ile kazanırız. Bir dönemin kapandığı duygusu hakim hale gelirse güç artacaktır. Ekmeleddin İhsanoğlu’nun adaylığı sırasında en düşük katılma oranının olduğu seçimlerinden birini yaşadık. Seçmende ‘Zaten kazanamayız, kazansak da bir şey olmaz’ duygusu oldu. O seçimde bile katılım yüksek olsa Erdoğan ilk turda kazanamayabilirdi. Şimdi seçime katılımın artacağını, esas olarak da muhalif seçmenin seçime katılacağını sanıyorum. Ama hep şu ihtiyatı koyuyorum; Erdoğan bir ittifak bozma ustasıdır. Erdoğan’ın kimyasını, 2018 seçimi bittiği günden bu yana karşısında oluşan toplum ittifakını dağıtamaması, bozdu. Örneğin partiler arası ittifak oluşmuyor ama toplumda ittifak oluşuyor. Ortada bir yurttaş dayanışması var. Ortaklaşabilirsek bu işi bitiririz.

Demirtaş’ın Akşener’e mektubuna ne dersiniz?

Demirtaş zaten yetenekli bir siyasetçi idi. Cezaevine girdikten sonra kendisini ifade edebilme gücü artı. Hem kararlı hem de nazik biçimde durumu tüm çıplaklığıyla ortaya koymuş. Anlaşıp anlaşamamak başka bir şeydir siyasette. Ama konuşmayacaksak da Demirtaş’ın sorduğu soru önemli, ne yapacağız? Çok kıymetli buluyorum.

‘ALTILI MASA DEVLETİN SİGORTASI, BİZ YURTTAŞIN SİGORTASIYIZ’

Siz ‘hesaplaşma’ diyorsunuz, Kemal bey helalleşme…

Helalleşmeden ‘üzerini örtelim’, ‘geçmişte yaptıklarımızı unutalım’ ise itiraz ederim. Bunda çok netim, ortada bir suç varsa bunun cezası olmalı. Topluma, ülkeye karşı işlenmiş suçlar var. Biz bunların üzerinin örtülmesini engelleyeceğiz. Altılı masa devletin sigortası, yani ‘devlet bozuldu’ onu yeniden inşa edecekler, temel iddiaları bu. Biz ise yurttaşın sigortasıyız. Bu arada her zaman bir gerilim olur. Önümüzdeki dönem ana muhalefet olmaya adayız. İktidarın değişmesi tüm sorunların çözümü anlamına gelmiyor. Biz bunların çözümü için zorlayıcı, aynı zamanda sorunların üzerinin örtülmesini de engelleyici bir kuvvet olacağız. Başarabilirsek TİP bu seçimlerden Türkiye’nin kırmızı çizgisi olarak çıkacak. Tüm yurttaşların üzerinde ortaklaştığı temel ilkelerde esnemeye örnek vermeyeceğiz.

‘BOĞAZİÇİ ÖĞRENCİLERİNDEN BİRİSİ LİSTEMİZDE OLACAK’

Adaylarınız arasında tanıdık yüzler görecek miyiz?

Listelerimizde mücadeleci olmayan kimse yer almayacak. İstanbul ikinci bölgede Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerden biri listemizde olacak. Çanakkale’de Kaz dağlarında mücadele veren bir adayımız olacak. Karadeniz’de deresine sahip çıkan köylü bir yurttaşımızı, Manisa’da bir maden işçisini aday göstereceğiz. Böyle bir model geliştireceğiz.

‘İDEOLOJİLER BİTTİ DİYENLERİN HEPSİ SAĞCI’

İdeolojik bir partisiniz, sağ sol bitti mi?

‘Sağ sol bitti, ideolojiler bitti’ diyenlerin hepsi sağcı. Hep onlar söylüyor. Belki istisnası vardır. Siyaset, ideoloji tartışmalarında benim iki takıntım var. Biri ‘sağ sol bitti’ meselesi. Bir de sağcıların sola akıl vermesi. Buz gibi sağcı ama ‘Sol şunu yapmalı’ siz duyuyor musunuz ‘Milliyetçiler, dinciler şöyle yapmalı’ Herkes kendi işini yapsın.

Millet İttifakı’nı nereye konumlandırıyorsunuz?

En solunda CHP’nin olduğu ama CHP’nin de bizim sağımızda durduğu bir gerçek.

Dört vekil aynı evi kullanıyorsunuz. Kira ne kadar, ev nerede, kirayı dörde mi bölüyorsunuz?

Haftada 2, 3 gün kalıyoruz. 2500 TL kirası. Meclis’e yakın. Üç artı bir. Üç ayda bir maaş aldığımız için sürekli biri ödüyor. Başta otellerde kalıyorduk, masraf artıyordu. O yüzden ev tuttuk.

RÖPORTAJIN TAMAMI

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir