İstiklal Caddesi’ndeki Restore Edilen Tarihi Botter Apartmanı, ‘Casa Botter Sanat ve Tasarım Merkezi’ Adıyla Hizmete Açılacak

Haber : OKTAY YILDIRIM Kamera: SADIK KARAKULOĞLU

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat, İstiklal Caddesi’ndeki tarihi Botter Apartmanı’nın restorasyonunun tamamlandığını 14 Nisan Cuma günü açılacağını duyurdu. Polat, “Cassa Botter’i İstanbul’a tekrar kazandırmış olduk. Çok anlamlı bir proje. Çünkü sadece teknik bir proje değil. Çünkü insan hikayeleri, yaşantılar dokudaki patina (bakır, pirinç, bronz ve benzer metaller ile bazı taş ve ahşap mobilyalarda zamanla oluşan tabaka) ve belki birileri için yıpratıcı ve kötü görüntü hissi verecek detayların hiçbirisini izlerini silmeden, buranın hafızasını koruyarak yaptığımız restorasyonlardan birisi de Casa Botter oldu” dedi.

İBB Miras ekiplerinin geçen yıl başladığı, Beyoğlu İstiklal Caddesi’nde bulunan Botter Apartmanı’nın restorasyonu çalışmalarını tamamladı. Binanın zemin katı sergi salonuna, birinci katı çalışma ofisine dönüştürüldü. Botter Apartmanı 14 Nisan Cuma günü İstanbullularla buluşacak. Botter Apartmanının restore edilen bölümlerini İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat basın mensuplarıyla gezdi. Apartmanın bundan sonra ‘Casa Botter Sanat ve Tasarım Merkezi’ olarak İstanbullulara hizmet vereceğini açıkladı. Polat şunları söyledi:

“İSTİKLAL CADDESİ’NDE, SARSICI ETKİLEYİCİ BİR ALAN: ‘Casa Botter’, ‘Botter House’ yada diğer adıyla ‘Botter Apartmanı’, İstanbul’un belki de en erken Arnova (dekoratif süslemenin ön plana çıktığı yapı) yapılarından birisini kurtarma öyküsüyle sizleri karşılıyoruz ve bu öykünün parçası olarak ilk ziyareti sizlerle yapacağız. Öncelikli olarak şunu söyleyeyim. İstiklal Caddesi üzerindeki bir dizi yapı, özellikle 19’uncu yüzyıl kültürel mirası ve 20’nci yüzyıl kültürel mirasıdır. İstanbul’un en önemli yapı stokları arasında bulunur ve bizim için hakikaten dünya entegrasyonunda, en çok öne çıkacak yapı stoğunun olduğu, kentsel bütünlüğü açısından hepimiz de kendisine aşık eden bir lokasyondur. Fakat İstiklal Caddesi’nin son yıllarda yaşadığı çöküntü hepinizin malumu ve yaşanan bu çöküntünün ardından hem kentsel hem tarihsel hem de kendi taşıdığı doğal potansiyel, kültürel değeriyle İstiklal Caddesi’nin ayağa kaldırılması, İstanbul için tahmin edilenden çok çok daha büyük etki yapabilecek bir potansiyele sahip. İstiklal Caddesi’nde yürüdüğünüzde sizi bir kültürleşmenin içine çeken, sarsıcı etkileyici bir alan. Fakat bu alanların kültür alanlarıyla, entelektüel yaşamla buluşması çok önemli.

O İNSANLAR BURADA YAŞADIĞI İÇİN KÜLTÜRÜ DE BURADA OLUŞMUŞTU: Sanatçıların evleri buradaydı. Kendileri zaten burada yaşıyorlardı. Bazen kolektif, bazen tekil. Şu an içinden geçtiğimiz caddede yapılarda bir yaşam ve bu yaşam İstanbul’un bohemini, İstanbul’un kültür insanlarını, İstanbul’un avangardının bir yüzüydü ve bu yaşam İstiklal Caddesi’nin kültür ortamı olmasını sağlayan şeyin ta kendisiydi. Mesele sadece kültür merkezi açmak değil. Bizzat o insanlar burada yaşadığı için kültürü zaten burada oluşmuştu. O yüzden o yıllara geri dönecek olsak, sokağında Orhan Veli’yi de görebilirdiniz, sonraki yıllarda Haldun Taner’i de görebilirdiniz. Sait Faik de zamanında buraya gelmiş, geçmiş olabilirdi.

İSTANBUL, FARKLI COĞRAFYALADAN GELEN İNSANLARIN ÜRETTİKLERİ BİR KÜLTÜR POTASI: Arnova ve moda ilişkisi de ayrıca çok dikkat çeken bir stil birlikteliği. Tam da o yıllarda üretilmiş Botter, bir taraftan bir saray mimarıyla bir saray terzisinin buluştuğu yerde ama bu defa sarayın hamiliğinde değil, kendi hikayelerinde ürettikleri bir değer. İki tane uluslararası insanın İstanbul’a katıp sonraki yaşamlarında burada devam etmeyip ama buraya bıraktıkları izlerle beraber bize bırakılmış bir miras. İstanbul yüzyıllar boyunca farklı coğrafyalardan gelen insanların bir şey katarak ürettikleri bir kültür potası. Bu sadece Doğu’dan değil, Batı’dan da nasıl gelebileceğini ve uygun koşullara uygun yaşamların yan yana geldiğinde aslında nasıl ürünler vereceğinin en sembolik ürünlerinden bir tanesi Casa Botter.

ÇÖKMÜŞ BİR KÜLTÜREL MİRAS YÖNETİMİ ALANINDA HAKİKATEN BİR SEMBOL YAPIYDI: Yukarıda artık çatısında ağaç bitmiş bir haldeydi Botter ve bu alana gönül veren herkesin olduğu gibi bizlerin de tutkuyla önünden geçtiğimizde nasıl kurtulur diye dert ettiğimiz bir yapıdaydı. Üstünden taş döküldüğünde insanların kafasına gelmesin diye kurulan iskeleyle kanıksanmış bir haldeydi. Çökmüş bir kültürel miras yönetimi alanında hakikaten bir sembol yapıydı. Bir an önce restore edilmesi gerekiyordu. Fakat diğer binalardakine benzer biçimde özel mülkiyet sorunu olan bir yapıydı.

ÇOK ANLAMLI BİR PROJE OLDUĞUNU TEKRAR TEKRAR SÖYLEMEM GEREKİYOR: Restorasyon çalışmalarının başladığı tarihten bugüne, arkadaşlarımız da sergi programının hazırlıklarıyla hızlı bir şekilde ilerlediler ve artık İstiklal Caddesi’nde düz ayak üzerinde insanların girip hem mekanı hem de içindeki kültürel etkinlikleri paylaşacakları bir alan olarak, Casa Botter’i İstanbul’a tekrar kazandırmış olduk. Çok anlamlı bir proje olduğunu tekrar tekrar söylemem gerekiyor. Çünkü sadece teknik bir proje değil. Bizim hiçbir projemiz sadece teknik proje değil. Biz hiçbir projemizde sadece tekniğe sığınıp kalmıyoruz. Çünkü insan hikayeleri, yaşantılar dokudaki patina ve belki birileri için yıpratıcı ve kötü görüntü hissi verecek detayların hiçbirisinin izlerini silmeden, buranın hafızasını koruyarak yaptığımız restorasyonlardan birisi de Casa Botter oldu.

YÜZÜNCÜ YIL KÜLTÜREL ETKİNLİKLER OFİSİNDE BİR ÜST KATIMIZDA TESİS ETTİK: Apartmanın ikinci katını bu yılın en önemli programını ayırdık. Cumhuriyetin 100’üncü yılındayız. Cumhuriyet’in yüzüncü yılı kapsamında İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile başka kurum ve kuruluşların düzenleyeceği kültürel etkinlikler bu katta organize edilecek. Burasını hem bizim kültürel departmanlarımız hem de Casa Botter’ı yöneten ekipler kullanacaklar. Ama daha da önemlisi yüzüncü yılın çok önemli danışma kurulu üyeleri ve proje sunmak isteyen sanatçılar, kültür insanları, tasarımcıların gelip buluşacakları ve konuşacakları alan olarak, kamusal alan olarak orayı da ürettik. Yani bir ofis ve belediyenin kullanımına kapatılmış bir ofis değil. Tam tersine yüzüncü yılın açık, katılımcı olarak yürütülmesi için oluşturulmuş bir ofis olarak orayı da hizmete açtık.

TOPHANE’DEKİ YAPI 8 YIL BOYUNCA RESTORE EDİLMEYEREK OTEL RANTI İÇİN ÇÖKÜŞE TERK EDİLDİ: Geçenlerde Tophane’de çöken bir bina vardı. O da Arnova yapısıydı. Hala o özel demir şebeke kapısı bütün yıkıntısıyla orada bir abide gibi duruyor. Çok trajik ben her gördüğümde çok etkileniyorum. Ne yazık ki 8 yıl boyunca bütün onaylar olmasına rağmen restore edilmeyerek resmen bir otel rantıyla çöküşe terk edilmiş bir bina olarak kaybettiğimiz bir yıkım. Binalara çok hürmetimiz var. Kaybolmaması için çırpınıyoruz ama bizim için insandan daha değerli hiçbir şey yok. O binanın çöküşü aynı zamanda bir insan can kaybı çöküşünü de getirecek büyük bir felaket olarak gündemimizde geldi geçti.

İSTİKLAL BİR ANKA KUŞU’DUR VE GERİ DÖNECEKTİR: İstanbul’da hala daha metruk yapı sayısı ki geçtiğimiz yıl Botter de bunun içindeydi, çökmek üzere olan yapılardan birisiydi. Böyle bir lokasyonda bu yapılar hayatta olabiliyorlar.  İstiklal Caddesi’nde birçok yapı yine aynı kadere sahip, kurtarılmayı bekliyor. İstiklal’in bütünlüklü olarak hayata geri dönmesi ve İstanbul’un hak ettiği dünya ölçeğindeki kent imajına en büyük katkı olarak bir an önce katılması gerekiyor. Bütün bu alanda bizim yaptığımız çalışmalar ilk günde açıkladığımız gibi ‘İstiklal bir Anka Kuşu’dur ve geri dönecektir’ dediğimiz konulardandı. Bugün aslında hep beraber bu geri dönüş hikayesini paylaşıyoruz.”

MELİK BAYIK: ÇOK BÜYÜK BİR EKİP VE 24 SAAT ÇALIŞIYORLAR

Sergi küratörü Melike Bayık da “İlk şaşırdığım şeylerden birisi İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin İBB Miras ve İBB Kültür bu kadar yoğun bir çalışma yürütüyor olması. Biraz daha içlerine girdikten sonra, gerçekten çok büyük bir ekip var ve 24 saat çalışıyorlar. O yüzden görünmeyen tarafları gerçekten kutluyorum. Sayın Ekrem Başkanımıza Mahir Bey’e, Mahir Bey’in ekibine Zeynep Çulha ve ekibine teşekkür ediyorum. Gerçekten Casa Botter’de olmak benim için çok anlamlı ve hakikaten hem tarihsel düstur içinde hem de burada birçok farklı sanatçıyla disiplinler arası pratikte yapılan ilk serginin küratörlüğünü yapmaktan gerçekten onur duyuyorum” diye konuştu.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir